Domates Alem : Plantae (Bitkiler)
Domates Bölüm : Magnoliophyta veya Angiosperms(Kapal? tohumlular)
Domates Sınıf : Magnoliopsida (?ki çnekliler)
Domates Takım : Solanales
Domates Familya : Solanaceae(Patl?cangiller)
Domates altfamilya :
Domates oymak :
Domates Cins : Solanum
Domates Alt_Cins :
Domates Tür: S. lycopersicum
Domates İkili Adı: Solanum lycopersicum
Domates Diğer adı:
Domates Bitkisi İzleme Sayısı:4356
Bitki koruma ürünleri kullanırken mutlaka etiket üzerinde yazılan uyarılara dikkate alınız. Bitki koruma ürünleri İnsan ve hayvan sağlığı için Zehirlidir.
Domatesde Tescilli Çeşitler 10 Adet
İstiklal-DOMATES Çeşidi
İskota-DOMATES Çeşidi
İlkay371-DOMATES Çeşidi
İstek-DOMATES Çeşidi
Azize -DOMATES Çeşidi
Çakır14T1980-DOMATES Çeşidi
Beta D20 Çağrı-DOMATES Çeşidi
Çağatay-DOMATES Çeşidi
Çapkın-DOMATES Çeşidi
Gündem 14T4989-DOMATES Çeşidi
Domatesde Sorun Olan Hastalıklar 10 Adet
Domatesde Sorun Olan Zararlılar 10 Adet
Domatesde Sorun Olan Yabancı Otlar 10 Adet
Tarihi:
ABD'de 1893 yılında mahkeme sebzelerle birlikte saklanıp yenildiğinden onu sebze diye sınıflandırmıştır fakat gerçekte meyvedir. Domatesin ilginç bir tarihi vardır.bolivya ve peru'da yabani sarı renkli bir domates türü bulunmuş ve sonra Meksida yetiştirilip, Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfinden sonra Avrupa'ya gemilerle gönderilmiştir. İtalyanlar sarı renginden ötürü onu altın elma olarak adlandırdı, ama çok geçmeden kırmızı türleri ortaya çıktı. Domates Amerika'da ilk defa Thomas Jefferson tarafından yetiştirildi. Ama pek çok insan zehirli olduğuna inanarak yemeyi reddetti, ta ki 1900'e kadar. Uzun zaman önce, pek çok Avrupalı için aşk elmasıydı, çünkü insanları romantik yaptığına inanılıyordu.
Domatesin Türk mutfağı ile tanışması ise 18. yüzyılda gerçekleşmiş, ancak anadoluya gelen bu domatesler, bugün bildiğimiz boyutlardaki domatesler değil, (cherry domates) kiraz domates dediğimiz küçük domateslerdi.
Bu domateslerin dolması, çorbası zeytinyağlısı yapılır, rengi kırmızı olunca bozuldu diye çöpe atılırdı.
İlerleyen zamanlarda ise malumunuz, domates yemeklere tat vermesi için kullanılmaya başlanmış, salçanın yaygınlaşmasıyla da Türk mutfağındaki neredeyse her yemekte kendine yer bulmuştur.
Toprak:
Toprak
Drenaj kapasitesi ve fizyolojik yapısı iyi olan toprak en ideal topraktır. Kökler 60 cm ye kadar gelişim göstermekle birlikte ilk 20 cm derinlikte kök hacminin % 70 olduğu görülmektedir.
İdeal toprak pH' sı 6,0-6,5 arasında olmalıdır (Şekil 14). pH > 6,5 olduğu durumlarda metalik mikro besin maddeleri (Fe, Zn, Mn, Cu), bor (B) ve fosforun (P); pH < 5,5 olduğu koşullarda ise fosfor (P) ve molibdenin bitkiye alım etkinliği azalır.

Şekil 1. Toprak pH' nın besin maddelerinin aktivitesine etkisi
Serada alternatif yetiştirme ortamları: kayayünü (Resim 7), perlit (Resim 8) ve Coco peat (Resim 9).

Resim 7. Kayayünü ortamında serada domates bitkisi

Resim 8. Perlit ortamında serada domates bitkisi

Resim 9. Coco peat torbaların serada domates bitkisi
Ekim:
Ekolojik:
1.2 Sıcaklık
Domates ılıman iklim sebzesidir. İdeal sıcaklık ortalaması 18°C ve 27°C arasındadır. Bu nedenle kuzey ve güney yarım kürenin 30. ve 40. paralelleri arasında kalan ılıman bölgelerde dış koşullarda yetiştiriciliği kolaylıkla yapılabilmektedir. 10°C'nin altındaki sıcaklıklar çiçek oluşumu üzerine olumsuz etki etmekte ve gece donlarında ürün ciddi zararlar almaktadır (Resim 1).

Resim 1. Don Zararı
35°C üzerindeki sıcaklık ve düşük nem koşullarında kuruluk nedeniyle polen canlılığı şiddetli bir şekilde azalırken çiçek dökümleri meydana gelir. Dengeli beslenme koşullarında bu yüksek sıcaklıklar altında çiçek dökümlerinin dengesiz beslenmeye oranla daha az olduğu saptanmıştır.
1.2 Işık
Global ısınma fotosentez boyunca yapraklarda üretilen şeker miktarını belirlemektedir. Yüksek orandaki şeker üretimi fazla sayıdaki meyveyi destekleyecek ve böylece de domateste yüksek verim elde edilmesine olanak sağlayacaktır.
Çiçeklenme için en az günlük 6 saat ışıklanmaya ihtiyaç duyan domates az ışığa karşı duyarlıdır. Gün uzunluğu domates üretiminde belirleyici bir faktör olmadığından, sera yetiştiriciliğini de içine alan geniş bölgelerde üretim yapılabilmektedir.
Solar ısınımın yüksek olduğu koşullar meyve yarılmalarına, güneş yanıklığına ve olgunluk döneminde dengesiz renk oluşumlarına neden olur. Yeterli yapraklanma güneş yanıklarına karşı korunmada yardımcı olur. Uygun potasyum ve kalsiyum seviyeleri hücre turgorunu ve gücünü kontrol eder ve böylece bitki hücreleri su kaybına ve buna bağlı olarak güneş yanıklarına dayanıklı hale gelir (Resim 2).

Resim 2. Güneş Yanıklığı
Fayda:
Gübreleme:
Organik Madde ve Gübre
Organik madde ve gübre toprak yapısını ve mikrobiyolojik aktiviteyi kuvvetlendirmek ve toprağın su tutma kapasitesini arttırmak amacıyla uygulanır. Gübreleme yapılırken, kök bölgesinde (tuzluluk riski) besin maddelerinin alınım riski ve önemli besin maddeleri arasındaki dengesizlik riskinin artması nedeniyle gübrenin önemli miktarda besin maddesi içermesine dikkat edilmelidir. 10-50 MT gübre/ha uygulaması önemli ölçüde besin maddesi ihtiyacını karşılayacaktır. Yanmış tavuk gübresi (Dry chicken manure) (Tablo 1) is yanmış ahır gübresine oranla daha kuvvetlidir (Tablo 2). 10 MT tavuk gübresi ile hektar alana 134 kg azot uygulanmış olur. Oysa 50 MT ahır gübresinde hektar alana toplam 275 kg azot verilmiş olmaktadır.
Tablo 1. Tavuk Gübresi Ortalama Besin Maddesi İçeriği

Kaynak: Handboek Meststoffen NMI, 1995.
Tablo 2. Ahır Gübresi Ortalama Besin Maddesi İçeriği.

Kaynak: Handboek Meststoffen NMI, 1995.
Gelişme dönemi boyunca toprakta organik olarak bağlı olan azot mikrobiyolojik aktiviteler sonucunda serbest kalır. Domatesin generatif faza geçtiği dönemde toprak içerisinde serbest hale gelen fazla azot, düzensiz olgunlaşmaya, çiçeklenmede azlığa ve raf ömrünün kısalmasına neden olabilir.
Bu durumun pratikte çiftçi için temel problemlerden biri olması nedeniyle gübrenin azot içeriğinin %25 ile sınırlandırılması ve artakalanın özel bitki besin maddeleriyle birlikte verilmesi önerilir.
4. Tuzluluk
Ürünün verim potansiyelini engelleyen tuzluluk, tüm tuzların kök bölgesinde belli derecelerde birikmesi olarak tanımlanmaktadır. Tuzluluk yanlış gübre uygulamaları, yeterli yağışın olmaması ve/veya elektriksel kondüktivitesi yüksek sulama suyunun kullanılmasıyla ortaya çıkabilir (Resim 10).
Tuzluluk koşullarında olası elektriksel kondüktivitenin artışına engel olmak için klor ve sülfatlı (KCl, amonyum sülfat ve potasyum sülfat) gübre veya organik madde kullanımı önerilmemektedir. Tuzluluğu önlemek ya da azaltmak için aşağıdaki yöntemlerde kullanılabilir: Toprak drenajını arttırmak, taban gübrelemesinden granüller gübre kullanmamak iyi ve kötü kalitedeki suyu birbiriyle karıştırmak, tuza dayanıklı çeşit seçilmesi, tek sıra dikimde iki sıralı damla sulama sisteminin kullanılması, plastik malç uygulamaları.

Resim 10. Tuzlu gübrenin toprak yüzeyinde birikmesi
Domates nispeten tuzluluğa karşı toleranslıdır (Tablo 3). Verim potansiyelinin düşüşünü engellemek için doymuş toprak çözeltisindeki elektriksel kondüktivitenin ECse < 2,5 mS/cm ve sulama suyu elektriksel kondüktivitesi < 1,7 mS/cm olmalıdır. Örneğin; toprak çözeltisinin elektriksel kondüktivitesinin 3,5 mS/cm olduğu koşullarda verim potansiyeli 10%. Ancak, bazı durumlarda tadı (cherry domates) ve raf ömrünü uzatmak amacıyla EC' nin yüksek olması istenir.
Tablo 3. Tuzluluk nedeniyle azalan verim potansiyeli.

Kalite:
Endüstriyel olarak işlenecek domateste kaliteyi arttırmak herkesin istediği, ancak kolay olmayan bir amaçtır. Kalite kelimesi, hem hammadde hem de ürün açısından birtakım teknolojik indeksler aracılığı ile tanımlanmaktadır.
Briks, domates kuru maddesinin % 80 ini oluşturan suda çözünür kuru maddenin refrometrik bir göstergesidir. Hammaddede briks değeri ne kadar çok olursa ürün verimi de o kadar fazla olacaktır.
Domates şırası pH değeri , ihtiva ettiği organik asitler içinde %70 gibi bir oranla fazla miktarda bulunan sitrik asidin bir göstergesidir. 4.3 ve aşağısındaki bir pH değeri üretilecek üründe bozulmalara sebep olacak bazı mikroorganizmalara karşı direnç anlamı taşır. Aksi halde bu mikroorganizmalara karşı alınacak önlemler kimyasal katılması yada maliyeti yüksek ısıl işlem olacaktır.
Şıranın rengi, karotenoid pigmentlerinin varlığının ve ne ölçüde bulunduğunun bir göstergesidir. Özelikle, domatesin tam olgunluk döneminde renk maddelerinin % 85 ini oluşturan likopenin bir göstergesidir. Renk, soyulmuş ve doğranmış domates gibi doğal ürünler üretirken büyük önem kazanmaktadır. Renk ölçümünde Hunter ve Gardner’s gibi cihazların kullanılması daha yaygındır. Bu cihazlarla işlenmemiş şıradaki kırmızı-sarı oranı da bulunabilir.
Viskozite suda çözünebilen selülozik ve pektik bileşenlerle ilgili bir teknolojik indekstir. Bu indeks domatesin işleneceği, sos ve ketçap için önem taşır çünkü bu ürünlerde yoğunluk ve kıvam önemli kalite kriteridir. Viskozite ölçümünde kullanılan en yaygın cihaz Bostwich viskozimetresidir ve ürünün akıcılığından dolayı birim zamanda cm cinsinden katettiği mesafe prensibine göre çalışır.
Ayrıca kaliteyi saptamada daha pek çok parametreler olduğu gibi asıl kalitenin oluşumunda üç temel etken çok önemlidir; iklim ortamı, itinalı yetiştirme ve kullanılan fidenin genetik potansiyeli. Buna ilaveten , meyveyi ürüne çevirirken kullanılan teknoloji ve imalat yöntemi de son ürün kalitesini etkileyecektir.
Ayrıca toprakta bulunan parazitlerde meyve kalitesini etkileyecektir.
Ürünü yetiştirme ortamında bazı olumsuzlukları ortadan kaldırmak amacıyla teknoloji kullanılabilir ancak buna rağmen kaliteye ulaşmak için her zaman başarılı sağlanamayabilir.
Elde edilecek karı maksimum yapmak hem de sektörün kalite ile ilgili ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla genetik ile ilgili sürekli bir çalışma yürütülmektedir.
Uygun sulama metodu (Resim 3) yüksek verim ve kalitenin elde edilmesinde temel özellik taşır. Domates açık arazide 6.000 m3/ha ve sera koşullarında 10.000 m3/ha suya ihtiyaç duyar.
Düşük miktarlarda besin maddesi içeren günlük sulamaların yapılması kök bölgesinde tuz stresinin oluşmasını ve erken dönemde meydana gelebilecek besin maddesi eksikliklerini özellikle haftalık gübreleme programlarının uygulandığı durumlarda ortadan kaldırır.
Kuraklık (Resim 4) genel gelişimde gerilemelere yol açar ve özellikle kalsiyum alımını azaltarak kalsiyum noksanlığı ile ortaya çıkan Çiçek Ucu Çürüklüğünü (BER) beraberinde getirir ve direkt olarak meyveye zarar verir (Resim 5). Çiçeklenme olumsuz yönde etkilenir ve salkım dökümleri meydana gelir. Diğer yandan aşırı sulama anaerobik toprak koşullarında kök çürüklüklerine, çiçeklenmede gecikmeye ve meyvede bozukluklara neden olur (Resim 6).

Resim 3. Sulama Sistemi

Resim 4. Kuraklık Stresi

Resim 5. Çiçek Ucu Çürüklüğü

Resim 6. Yarılma